個人檔案oguz solak相片部落格清單更多 ![]() | 說明 |
oguz solak |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Sevgili Babam
Kayseri Sanayisinin Büyük Ustalarından Babam, Ustam KAZIM SOLAK Hakkın Rahmetine kavuştu. Bir Savaş gazisi olan Babasının yerini doldurmak için 7 yaşında başlayan çalışma ve ibadet hayatını 84 yaşına kadar hiç aksatmadan sürdürdü. Ünlü bir silah ustası idi. 50 sene önce sonlandırdığı bu becerisinin yerini birçok mekanik buluşlar ve imalat aldı. Mobilya freze çakılarını, marangoz el aletlerini, sac makaslarını, büyük inşaat makaslarını, süt krema makineleri dişlilerini ilk üretenlerden idi. Ahlaklı ,Dürüst ve Çalışkan bir insan olan babamdan el almaktan onur duyuyorum. Yüce Allah tan kendilerine Rahmet diliyorum.
OĞUZ SOLAK – sanayici / makine mühendisi Kayseri Ticaret Odası Meclis Üyesi KAYSERi ve ERCiYES ÜNiVERSiTESi
KAYSERİ
Sultan sazlığı
Kapuzbaşı
Kayseri Hilton
Erciyes- dedeman
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi
Erciyes Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ( Architecture Faculty )
Erciyes Üniversitesi Güzel sanatlar ( Fine arts )
Erciyes Üniversitesi Bahar Şenlikleri ( Festival )
Erciyes Üniversitesi Bahar Şenlikleri ( festival & concert )
Erciyes üniversitesi Mühendislik fakültesi ( Engineering Faculty )
Erciyes üniversitesi Mühendislik fakültesi ( Engineering Faculty )
Erciyes üniversitesi Tıp fakültesi ( Faculty of Medicine )
Erciyes üniversitesi Fen edebiyat fakültesi
Erciyes üniversitesi Eczacılık fakültesi ( Pharmacy Faculty )
Yedi Göller--Kayseri
Yedi Göller--Kayseri
Kayseri
KOSB
*OGUZSOLAK enerji ve yüksek teknoloji*. The construction of the factory
*OGUZSOLAK enerji ve yüksek teknoloji* fabrikasının inşaatı ( 5700 m2 )
ZAMAN ve HAYAT ---Time and life
Bilinmeyenler yada bildiğimizi zannettiğimiz konularda düşünmek, merak etmek sadece bilim adamlarının değil, bütün insanların üzerine düşen asli bir görevdir. İnsanların varoluşlarını merak etmesi ve sonsuz bir düşünce aleminde keşifler yapması kadar olağanüstü bir zevk olamaz. Sanki başka bir boyutta ve zamanın durduğu anda her istediğinize ulaşmak gibi.
Kendini insanlığa adayan peygamberler , büyük düşünürler, gerçek bilim insanları, samimi hayırseverler madde denen bağımlılığı alt etmiş , başı dik , mutlu ve kutlu azınlıklar. Diğer tarafta paraya gark olmuş, hatta iyide eğitim almış ama maddeye bağımlı hale gelmiş, herşeye sevgisini yitirmiş, gözü kararmış , bunalımlı çoğunluklar. Hangi tarafta olmak istersiniz, karar sizin.
Peygamberler safında olmak akıl, zeka, sevgi ve mücadele azmi isteyen çetin bir yol. Diğer safta olmak istiyorsanız hiçbir şeye ihtiyacınız yok, kendinizi dipsiz ve karanlık bir kuyuya bırakırsınız olur biter.
Sonlu bir bedenimiz olduğunu bildiğimiz halde, insanlık dışı menfaatlerin köleleri haline getirildik. Maalesef yaradılışımızda olan muazzam duyguları çöp haline getirmek için bizde, adeta yarışıyoruz. Rüyalarımız da olmasa manevi alemden tamamen kopacak durumdayız. Bilinmeyenler konusunda zihin yormak, içimizden gelen sese kulak vermek, bu kirli tuzakları bertaraf etmemize yardımcı olur. Maddiyatın ulaşamayacağı kapıları açar, bizleri bu alemde olgunlaştırır , canlı ve cansız alemlere bakış açımızı derinleştirir.
İşte bunlardan en zalimi, bilinmiyen yada bildiğimizi zannettiğimiz, belkide sadece takvim olarak baktığımız ZAMAN kavramı... Ömrümüzün nefes sayıları. Acımasızca, hiç gözünün yaşına bakmadan harcadığımız bir şey.
Zaman , bizim günlük yaşantımızda kullandığımız tariflerin dışında, çok karmaşık ve tahayyül edilmesi çok zor bir kavram olmasından dolayı fazla fikirler sunulamamış bir konudur.Ancak sizlere bildiklerimizden bilmediklerimize doğru, kısacık bir açılım yapmak istiyorum.
Zaman olayların birbirini izlediği sonsuz bir ortam olarak düşünülen soyut bir kavram,birbirini izleyen anlardan oluşan çizgisel bir bütündür. Kimilerine göre kendi üstüne doğru bir sarmal çizerek geleceğe ve geçmişe uzanan sonsuz bir spiral. Kimilerine göre ise zaman, çizgisel değil uzay gibi eğilebilir,birbirinin üzerine katlanabilir, daraltılabilir, genişleyebilir bir yapıdır.
Einstein ın izafiyet teorisine göre evren dört boyutludur ve dördüncü boyut zamandır. Kütle , uzay-zamanı eğip bükmektedir. Yoğunluğu çok yüksek kütleler zamanı ve mekanı birbirinin üzerine katlayarak, diğer evrenlere açılan geçitleri yani Kara delikleri oluştururlar. Işık hızına yaklaştıkca zaman büzülmektedir. zaman durma noktasına gelmektedir.Zamanda yolculuk bu kuramların açılımından doğmuştur.Yani geçmişe gitmek mümkün gözükmek tedir. Kimilerine göre ise zaman yoktur. Sadece beynin yanılsamasıdır. İki olay arasındaki değişimi fark etmek için beynin yaptığı bir oyundur. Kimilerine göre derken yanlış anlaşılmasın , çok önemli kuramlardan ve sahiplerinden bahsediyorum. Bu kuramların hepside olabilir. Zaten bir kısmıda ispatlanmıştır.
Bildiğimiz tek gerçeklik , çok az şey bildiğimizdir. Ancak üç boyutlarda düşünebildiğimiz bu yaşam kesitinde hiç olmazsa algılayabildiğimiz kadarı ile zamanın kıymetini bilelim, bu boyutlarda yapabileğimiz en güzel çalışmaları yapalım ve kendi ruhumuza zaman ayıralım. Unutmayınız ki ölüm bizim inancımıza göre yok olmak değil, farklı bir boyuta geçmektir.
Sevgilerimle 29-mart-2007
Oguz Solak -- Mechanical engineer
Turks are relative with people of the europe
Turks have been living at world since B.C. 5000
Hun Türkleri m.ö. 174
OSMANLI İmparatorluğu 1299-1922
MaNTıK ( Logic )
insan olmak ne muhtesem bir olay. Ara sırada olsa bu müthis olayı algılayabilmemiz için kendimizi bir roket misali uzayın bosluklarına soyut anlamda fırlatabilmeliyiz ki gözlerimizle ve beynimizle kesfettiklerimizin çok daha ötesini mantıgımızla ve kalbimizle kavrayabilelim. Kavramak, hissetmek, anlamak ne olaganüstü melekeler. Tıpkı insanın diger daha birçok melekeleri gibi. ...
friendship Kanuni Sultan Süleyman'ın Fransa kralı Françesko' ya gönderdiği 1526 tarihli cevap mektubu BÜYÜK TÜRK HAKANI Kanuni Sultan Süleyman.
...
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDAKİ YILDIZLAR Cumhurbaşkanlığı Forsundaki 16 yıldız,Tarihte kurulan 16 Büyük Türk devletini Temsil eder. Ayrıca , dünya tarihinde ömürleri kısa olmuş, sayısı 100 ün üzerinde Türk devlet ve hanedanlıkları varolmuştur. 1-Büyük Hun imp. m.ö.220m.s.48 2-Batı Hun imp. 48- 216 3-Avrupa Hun Devleti 375-454 4-Ak-Hun Devleti 420-562 5-Göktürk devleti 552-743 6-Avar imp. 565-1091 7-Hazar imp. 651-983 8- Uygur devleti 744-1209 9- Karahanlı Devleti 940-1040 10- Gazneli Devleti 963-1183 11-Büyük Selçuk İmp. 1040-1157 12-Harzemşahlar Devleti 1157-1231 13-Altınordu Devleti 1236-1502 14- Büyük Timur İmp. 1368-1501 15-Babur İmp. 1526-1858 16- Osmanlı İmp. 1299-1922 17-Türkiye Cumhuriyeti Devleti 1923- ...
HAYAT VE ENERJi ( life and energy) Sonsuz küçüklükten , sonsuz büyüklüğe uzanan, iç içe geçmiş evrenlerden oluşan bu muhteşem Kozmosun kimbilir neresindeyiz. İçimizde ve dışımızda bizi çevreleyen diğer evrenleri, bizim hayal etmemiz mümkün mü.
Bizim bildiklerimiz, yaşadığımız evren ile sınırlıdır.Yaşadığımız veya müşahede ettiğimiz evren, elektron mikroskopları veya dev teleskoplar ile üzerinde teoriler geliştirdiğimiz , bilimsel araştırmalar yaptığımız kısımdır. Yaşadığımız Evren, Enerjinin farklı durumlarının bir arada bulunması ile oluşan yapılanmadır.
Evrenin özünü oluşturan enerji, farklı durumları ile yeryüzünde yaşayan canlılarında temel gereksinimidir. Hayatın olmazsa olmazıdır. Bu kadar önemli yaşamsal bir konuya nasıl bakıyoruz , planımız var mı. Maalesef dış politika, güvenlik,eğitim,sağlık,turizm gibi aklınıza gelebilecek her başlıkta olduğu üzere Enerji başlığında da ileriye dönük, hiçbir planımız yok. Kurumlarımız var, kanunları var, bütçeleri var, cıvıklığın her türlüsü var ama çalışma iradesi yok, ülkeye hizmet sevdası yok, araştırma geliştirme yok, politika ve taktik yok. İşin daha kötü tarafı bu sorunları çözme irade ve becerisinde siyasi partiler de yok.
Enerji üretimini ve teminini üç ana başlıkta toplayarak , rakamlara ver vermeden, kısa bilgiler vermek istiyorum.
FOSİL YAKITLAR: Doğal gaz, petrol, kömür gibi dünya enerjisinin halen %86 sını karşılayan ve CO2 ,SO2 ve kül gibi atıklarla atmosferin dengesini bozan ,yaklaşık 50-100 yıllık rezervi kalan enerji kaynaklarıdır.
YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR: Rüzgar,güneş,hidrojen , hidroelektrik, biyogaz,jeotermal gibi Dünya enerji üretiminin % 6 sını karşılayan, doğaya verilen büyük hasarların önüne geçebil mek için en anlamlı enerji üretim kaynaklarıdır. Yenilebilir enerji için gelişmiş ülkelerde maddi ve manevi her türlü destek veriliyor. Hidrojen enerjisi ile ilgili gelişmiş ülkelerin ar-ge sonuçları ve uygulamaları kasalarında hazır bekliyor.
NÜKLEER KAYNAKLAR: Uranyum gibi radyoaktif elementlerin Fisyon reaksiyonu sonucu ortaya çıkardığı ısının elektrik enerjine dönüştürülmesidir. Dünya enerji üretiminin %7 sini karşılamaktadır. Evrenin özünde olan bu sonsuz enerji kaynağı , en köklü ve temiz enerji kaynağıdır. Atmosfere bırakılan kül veya CO2 emisyonu yoktur. Çevreciyim diyenlerin, nükleer enerjiyi istismarının altında ne var bilemiyorum ancak, biz nükleer enerjiyi mutlaka kullanmalıyız.Bizim haassiyet göstereceğimiz konular nükleer enerji kullanımına değil, nükleer enerji santrallerinin en gelişmişinin ve güvenilir olanının en ekonomik olarak ülkemize kazandırılmasına olmalıdır. Nükleer enerji kullanmasına karşı çıkmayı ufuksuzluk olarak nitelendiriyorum. Avrupanın göbeğinde elektrik harcamasının fransa%77 ,belçika %55 ,isveç %44 ,isviçre %36 almanya %31 , finlandiya %31 , ingiltere % 23, ispanya %27 sini nükleer santrallerden sağlıyor. Dünyaya hakim olanların denizaltıları, uçak gemileri , uzay çalışmaları nükleer enerji ile yürümektedir. Bu manzara karşısında;
Hepimizin katkıda bulunması gereken enerji üretimi , çevrenin korunması , su kaynakları gibi temel konular birinci önceliğimiz olmalı, bu konu ile ilgili kurum ve gönüllü kuruluşlara asla sorumluluklarımızı emanet etmemeliyiz düşüncesindeyim. İktidarların ve kurumların her türlü istismarını önlemek için birey olarak ve sivil toplum örgütleri olarak çok ilgili olmalıyız Nükleer enerji veya diğer enerji konularında insiyatifimizi hükümetlere , ilgili kurumlara veya gönüllü kuruluşlara devretmekle ve doğaya yapılanlara duyarsız kalmakla ileride çok pişmanlıklar duyabiliriz.
Saygılarımla. 26-şubat-2007
Oguz Solak—mechanical engineer
TEKNOPARKLAR ( TECHNOPARKS )
Beyin göçünü önlemek söylemlerinin modası geçmiştir. Çünkü imkanları daha çok olan ülkelere, yüksek verimle çalışabilmek için giden, bu yetenekli insanlarımızın,bize dönme ihtimalleri her zaman vardır .Kaldı ki dışarıya giden beyin gücümüzden kat kat fazlası ülkemizde mevcut olduğu halde, yetenekli insanlarımızı ortaya çıkartıp, ellerinden tutmuyoruz. Yani bir BEYİN EROZYONU meselemiz var. Yetenekli insanların her türlü gereksinimlerini karşılayacak yapılanmalara gitmiyoruz. Tübitak, kobiler, teknoparklar v.s. hepsi de kurulmuş düzenleri olanları, zengin olanları destekleyen yapılanmalardır. Tübitak başkanı; Dünyada teknolojinin ticarileştirildiğinden bahsediyor ve ekliyor biz de bunu yapacağız. Sayın Prof.YETİŞ; bunu yapan ülkeler teknoloji üretmek için önce mevcut insan gücüne sahip çıkıyor, yetmezse dışarıdan beyin gücü ithal ediyor. Ürettiği teknolojinin panzehirini yaptık tan sonra teknolojisini satıyor. Biz neyi satacağız. 50 yıl önce halletmemiz gereken işleri hala halletmiyoruz. Tübitak, kobiler, teknoparklar veya benzeri yapılanmalar hala ticari bankaların mantığı ile hareket ediyor. Onlar için çok para kazanan esnaf olmanız yeterli. |
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|